Yazar Andre Gide’nin gençlik yıllarında yazdığı kısa romanlarından biridir Pastoral Senfoni. Romanın kahramanı bir rahiptir ve kendisi anlatıcıdır. Özneldir. Roman dilinin en belirgin özelliği günlük anlatım tarzında oluşudur.

“Kendisini karanlık bir alemden sadece aşk ve tapma için çekip çıkardığını sandığım bu sofu ruhun gelişme ve oluşunu ilgilendiren her şeyi buraya yazmayı tasarladım. Bana bu ödevi nasip ettiği için Tanrıya şükürler olsun…” (Birinci defter 10 Şubat 189…)

Her fırsatta kendi edebi yolculuğunda toplumun iki yüzlülüğünü dile getiren Gide bu incecik eserinde bir papazın bakımını üstlendiği küçük bir kız çocuğuna beslediği yasak aşkın şeytana uyduğunu nitelendirir ve bu arzuya karşı koyma duygusudur anlatıkları.

Eserde iki ayrı zaman kullanılmıştır. Birincisi, rahibin günlüğünü yazmaya başladığı zaman ve günlüğünü devam ettirdiği zamandır. İkinci zaman ise rahibin anlattığı olayların başladığı zamandır. Rahip, olayları anlatmaya başlamadan tam iki yıl altı ay önce yaşamaya başlamıştır. O zaman yaşadıklarının ona hissettirdiği şeylerle yazarken hissettiği şeyler farklıdır, bize de bunu vurguluyor.

“İnsanların bazen zorla uydurmak hevesine kapıldıkları hayali bir takım itirazlar olmasa her şey nasıl kolay yoluna girerdi…” (Birinci defter 10 Şubat 189…)

Romanı tetikleyen, kahramanı harekete geçiren aslında her şeyin başlangıcı sayılan bu cümle, gelişecek her olayın habercisidir. Yargılamaktan ve pişmanlıktan çok kendini keşfetme ve tanıma süresidir.

Psikolojik ve derinliği olan sahneler sanki daha çok insanın özüyle yaptığı hesaplaşmalar gibidir. Zaten yazarı ölümsüz kılıp eserlerini klasik yapan da budur.

Kim bilir belki de aşk gibi ulvi bir duygunun yasaklanamayacağıdır hissettirdikleri. Andre Gide’in şapka çıkaracağımız bu eserini okumaya geç kalmayın derim.

  • Pastoral Senfoni – Andre Gide
  • Timaş Yayınları – Roman
  • 100 Sayfa
  • Çeviri: Buket Yılmaz
Related Articles

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir